Get this widget | Share | Track details
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics



*´¯`*.¸¸.*´¯`*^*´¯`*.¸¸.*´¯`**´¯`*.¸¸.*´¯`*^*´¯`*.¸¸.*´¯`*

Çarşamba, August 20 - 40 hadis

















12 YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, Temmuz 3 - dikkat ölüm var

 
Hayatımda hiç yaşamadığım bir olaydı ne olduğunu
 
anlayamıyordum. Üzerimde bir örtü vardı. Ve etrafımda
 
insanlar hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

Ne olduğunu hala anlamış değildim. Neden üzerimde örtü
 
vardı ve neler oluyordu. Ellerimi oynatamıyor
 
kımıldayamıyordum. Allah;ım neler oluyordu, bana neler
 
 olmuştu. Ayağa kalkmak istiyordum ama kalkamıyordum.
 
Anne neredesin, sesini duyuyorum ama seni göremiyorum.
 
Neden ağlıyorsun anne... Yanıma gel üzerimdeki örtüyü al.
 
Ben alamıyorum anne...
 

Bir ara bir el üzerimdeki örtüyü aldı. Bu babamdı ve gözleri
 
ağlamaktan şişmişti. Neden ağladın baba... Ben neredeyim.
 
 Neden konuşamıyorum.

Annemde orda, annem yıkılmıştı sanki. Ağlıyordu hem de
 
hıçkıra hıçkıra. Ağlama anne!

Aman Allah;ım! Eyvah!! Ben ölmüştüm. Evet ben ölmüştüm
 
ve bu etrafımdaki insanlar benim cesedimin üzerinde
 
ağlıyorlardı. Ağlama anne!

Ağlama baba!! Allah;ım! Bana yardım et, bana dayanma gücü
 
ver.

Annem üzerime yattı ve ağlamaya devam etti. Bir yandan da;
 
 Oğlum, yavrum neden bizi bıraktın, diyordu.

Anne! Anne! ağlama anne. Ya babam. Heybetli babam,
 
evimizin direği babam. Ağlama baba! ne olursunuz
 
ağlamayın. Kardeşlerim, komşularımız tamamı ağlıyorlardı.
 
Anne seni son bir defa öpmek, koklamak, sarılmak isterdim
 
ama şimdi olmuyor anne. Annem!! Annem!!
 

Sonra üzerimi tekrar örttüler. Beni bir tabuta koydular.
 
 Evimizden son kez çıkıyordum. Hem de dönmemek üzere
 
Anne!! Ne olur beni bırakma Anne!! gitmek istemiyorum ...
 
 Annneeeeeeeeeeee

Yağmur yağıyor tabutumun üstüne. damlaları duyuyorum.
 
 Beni camiye götürüyorlardı son kez. Hayatta gitmediğim
 
camiye son kez götürülüyordum. Allah;ım götürmeyin. Ne
 
yüzle gideceğim!! Hayatta gitmek istemediğim camiye
 
götürmeyin beni..... Ve imamın er kişi niyetine deyişi...
 
Hakkınızı helal ediyor musunuz? Evet sesleri neye karşı..
 
. Hepsine de hakkım geçmişti. Ben kul olamadım kardeş
 
olamadım, Allah huzuruna nasıl varırım......

Ve evet..... Allah;ım heyhaaaaat!!!!! Heyhaaaaat!!!!!

Beni son ziyaretgahıma götürüyorlar. Evet kabristana!
 
Allah;ım götürmeyin. Ne olur götürmeyin bu naçiz bedeni.
 
Beni tabuttan çıkardılar, kefenime babam sarıldı, annem
 
uzaktan seyrediyordu. Ağlamaktan gözyaşları kurumuştu.
 

Anne! beni alsana yanına anne.....beni bırakmasana anne.....
 
 anneciğim canım annem..... gitme beni bırakma anne...
 

Babam sarıldı kefenime gözyaşları içinde. Beni 2 metre
 
derinlikteki mezara indirdi. Öptü kefenimi, sarıldı sarıldı,
 
oğlum dedi kulağıma.....

Babaaaaaaaaaaammm!!!!

Gitme, beni bırakma. Sonra çıktı ağlayarak. Üzerime taşlar
 
dizdiler. Toprak döktüler. Yalnız başıma kalıyordum Tek
 
başıma, kimsesiz. Anne!

Neredesin anne..... Dualar edildi, tevhidim çekildi. En son
 
babamla annem terk etti beni. Annem arkasını dönüp dönüp
 
bakıyordu. Anneeee gitmeeeeeeeeeee!!!!..........
 
Anneeeeeeeeeeeeeeeeeeee canım Annem bırakma beni,
 
karanlık, çamur, küflü bir yerdeyim kimse yok.

O anda başımda İki kişi belirdi. Kimsiniz, ne
 
istiyorsunuz................ MEN RABBUKE VE MA DİNUKE!!!!!
 
Ne diyecektim, ne cevap verecektim. Allah;ım bana bir fırsat
 
daha verin. Lütfen bir fırsat daha. Ama geçti diyorlardı. Geçti,
 
 kaybettin, senin yerin belirlendi, dünyada iken Allah;ı
 
tanımadın... Bize geldin heyhaaaaat!!!!!!
 

Bir ara bedenimde bir elin gezindiğini hissettim. Bu bizim aile
 
doktorumuzdu. Çok şükür evlat kurtuldun,ölümden döndün;
 
diyordu. Ne Ölümden dönmesi doktor bey. Ben Öldüm de
 
dirildim. Çok şükür Rabb;ime bana bir fırsat daha verdi.
7 YorumYorum yaz!Bağlantı

Salı, Nisan 8 - dua

 

 

HAYIRLI DUA
Hazreti Muhammed ahlakı,

Hazreti Süleyman saadeti,
Hazreti Eyyubun sabrı,
Hazreti Yusufun güzelliği,

Hazreti Hamzanın cesareti,
Hazreti Ömerin adaleti,
Hazreti Alinin bilgisi ve
124 bin peygamberin duası sizinle olsun. 

5 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cuma, Nisan 4 - HAYIRLI CUMALAR

Kategori: resim

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

Pazartesi, Şubat 25 - DELİNİN VELİYE TAVSİYESİ

Kategori: resim-yazi
 
DELİNİN VELİYE TAVSİYESİ

Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor:
-Ne yapıyorsun?
Hizmetçi:
-Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum.
-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin?
-Hastalığını söyle.
-Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum..
-Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum..
Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine:
-Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi.
Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak:
-Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi.
Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti:
-Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi.
Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri:
-Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı.
Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır. Yani bu formülün hükmü hâlâ devam etmektedir.
 

5 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cuma, Ocak 11 - AH ÖLÜM

Kategori: resim-yazi

5 YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, Ocak 10 - HIZIR (as) ile hz.MUSA

Kategori: resim-yazi

Birgün Hızır (as) ile Hz. Musa yolda giderken Hızır (as) Hz. Musa'ya:
-Artık seninle burada ayrılıyoruz.Çünkü sen benim yaptıklarıma dayanamazsın.demiş.Hz. Musa ise hayır ben seninle gelmek istiyorum.Söz veriyorum yaptıkların hakkında sana hiçbirşey sormayacağım.demiş.Böylelikle yola çıkmışlar.Biraz gittikten sonra karşılarına bir gemi çıkmış.Bu gemi yoksullara aitmiş.Hızır (as) bu gemide bir delik açmış.Hz. Musa bunu görünce "sen ne yapıyorsun,şimdi bu insanlar nasıl gidecekler,bunu neden yaptın?"demiş.Hızır (as) ise "hani bana birşey sormayacaktın.Tamam buraya kadar artık seninle ayrılıyoruz."demiş.Hz Musa bunu duyunca "tamam bir daha ağzımı açmıyacağım." demiş.Tekrar yola koyulmuşlar.Yolda giderlerken Hızır (as) bir çocuğu öldürmüş.Musa (as) iyice hiddetlenmiş ve "sen ne yapıyorsun, o daha çok küçük, onu neden öldürdün." demiş.Hızır (as) yine "hani birşey sormayacaktın, artık bu kadar yeter,seninle yollarımız burada ayrılıyor." demiş.Hz. Musa tekrar özür dileyerek bir daha yapmayacağını söylemiş.Tekrar yola koyulmuşlar.Ve sonunda bir köye varmışlar.O köydeki kadınlardan su ve yiyecek birşey istemişler.Fakat kadınlar Hızır (as) ile hz.Musa'yı kovmuşlar.Buna rağmen Hızır (as) köyün tam çıkışındaki yıkılmak üzere olan bir duvarı onarmış.Hz. Musa bunu görünce tekrar bağırmaya başlamış.Ve Hızır (as) :
-Tamam bu kadar yeter sana herşeyi anlatacam ve seninle ayrılacağız.Gemiyi delmemim sebebi ileride sağlam gemileri ele geçiren korsan gemisi vardı.Gemiyi deldim ki o korsanlar gemiyi sağlam diye ele geçirmesinler.Çocuğu öldürmemin sebebi o çocuk büyüyünce inkarcı,kafir bir çocuk olacaktı ve ailesine eziyetler edecekti.Bundan dolayı küçük yaşta öldürdüm ki büyüyünce böyle olmasın.Gelelim duvarı onarmama...
O duvarın altında iki yetim çocuğa bırakılan miras var. Bu duvar zamanla yıkılacak ve artık o arsayı ekin ekmek için kullanacaklar.Bu yüzden onardımki çocuklar büyüyene kadar idare etsin, çocuklar büyüyünce mallarını alsınlar.

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cumartesi, Hazirane 30 - KİMLER ALLAH YOLUNDADIR

Kategori: resim-yazi

                                    

 

                          KİMLER ALLAH YOLUNDADIR? 

Ka'b ibn-i Ucre radıyallâhü anh anlatıyor:

'Bir adam Nebiyy-i Muhterem sallallâhü aleyhi vesellem'e uğramıştı. Resûlüllah (s.a.v.)'ın ashâbı, bu adamın kuvvet ve kabiliyetini görünce,

' Yâ Resûlellah, bu adam Allah yolunda cihad etseydi ne güzel olurdu, dediler.

Resûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

' 'Bu adam, küçük çocuklarının geçimini temin etmek için çıktı ise, Allah yolundadır.

'Yaşlı anne ve babasına hizmet için evinden çıkmışsa, Allah yolundadır.

'Çalışıp nefsini dilencilikten korumak için çıkmışsa, Allah yolundadır.

'Âilesinin geçimini temin etmek için çıkmışsa, Allah yolundadır.

(Çalışıp kazandığının) çokluğuyla övünmek, (zenginliğiyle gururlanmak) için çıkmışsa, tâğutun (şeytanın) yolundadır.' 

Hadîs-i şerîfin bir başka rivâyetinde, sahâbîlerin yukarıda zikri geçen temennileri üzerine Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz sözlerine, 'Allah yolunda olmak, sadece ölmekle mi olur sanıyorsunuz?' buyurarak başlamıştır

49 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cumartesi, Hazirane 30 - MAĞARADAKİ YILAN

Kategori: resim-yazi

                                     

 

                                     MAĞARADAKİ YILAN

Hazret-i Muhammed Mustafâ 's.a.v' Allahü teâlânın emri ile Mekke-i mükerremeden hicret etmek dilediği zemân,
- Benim ile bu yolda kim yol arkadaşı olur. Cânına ve başına kim kıyar, dediği zemân, herkesden önce hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü anh' ileri atılıp,
- Anam ve babam, mal ve cânım, cümlesi yoluna fedâ olsun; yâ Resûlallah. Bu şerefli hizmete ben kulunu kabûl eyle diye ilticâ ve tazarru' edince, hazret-i Fahr-i Enbiyâ 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' kabûl buyurdu. Gece ile berâber, ay ve zuhâl yıldızı gibi yola çıkdılar. Sıddîk 'radıyallahü teâlâ anh' o Resûl-i Rabbil âlemîn hazretlerini sakınıp, kâh ardına, kâh önüne, kâh sağına ve kâh soluna geçer ve kâh, mubârek ayağı parmakları üzerine basardı. Düşmânlar izlemesin diye.

Bu esnâda Habîb-i Hudâ hazret-i Muhammed Mustafâ 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' buyurdular ki,
- Yâ Ebâ Bekr, ne ızdırâb çekersin. Kendi nefsin için mi korkarsın.
Cevâb buyurdular ki,
- Hâşâ, sümme hâşâ ki, Ebû Bekr bu yolda kendi cânını sakınıp, kayırsın.Ve lâkin, yâ Resûlallah! Mubârek cesedinin bir kılına halel gelir diye, korkarım ki, benim gibi binlerce kimsenin başı düşse yeridir. Sen din serâyının mi'mârısın.
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem',
- Üzülme, Allahü teâlâ bizimledir!' buyurdu.
Mağaraya geldiler. Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Bir mikdâr sabr edin. O mağaraya ben kulun gireyim. Yılan, akreb cinsinden nesne var ise, zararı Ebû Bekre olsun!
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' izin verdi. Mağara içine girince, ne kadar mahlûkat var ise, târûmâr olup, herbiri deliğine girdi. Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' sırtından mübârek gömleğini çıkarıp, parça-parça edip, parçalar ile, o deliklerin temâmını tıkadı. O deliklerden biri açık kaldı. Ona parça yetişmedi. O deliğe de, ayağının tabanını iyice tıkadı. O büyük sultâna, şimdi se'âdet ile, içeri buyurun diye hitâb eyledi. İki cihân serveri de, Besmele söyliyerek, mağara içine girdi. Sabâha kadar orada kaldılar. Sabâh oldu. Hazret-i Ebû Bekrin 'radıyallahü teâlâ anh' gömleğini arkasında göremeyince, sebebini sordular. Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk 'radıyallahü teâlâ anh',
- Yâ Resûlallah! Yolunda, gömleğimi yırtıp, akrep ve yılan deliklerini tıkayıp, şerlerini def' eyledim; dedikde,
Resûl-i ekrem 'sallallahü aleyhi ve sellem',
- Allahım! Ebû Bekri, kıyâmet günü, benim derecemde, benimle berâber bulundur!, buyurdu.
Bu esnâda Fahr-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem', hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîkın 'radıyallahü anh' mubârek yüzlerinde değişiklik görüp, süâl etdikde, meydâna gelen hâdiseyi anlatdı.
- Mağarada olan delikleri birbir tıkayıp, lâkin, cübbe parçası bir deliğe yetmedi. O delik de açık kalmasın diye tabanımı dayamışdım. Bir yılan, birkaç def'a tabanımı sokdu. Ayağımı delikden çekmeğe korkdum ki, o yılan delikden dışarı çıkıp, zât-ı şerîfine bir elem verip, ızdırâb eder, diye cevâb verdi.
Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem'
- Onunla benim aramı aç, bırak çıksın buyurdu.
O an Ebû Bekr-i Sıddîk 'radıyallahü anh' mubârek ayağını delikden çekdi. İçeriden görünüşü hüzn ve gam veren zehirli bir yılan çıkdı. Fahr-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem':
- Ey utanmaz yılan! Benim mağara arkadaşımı ve esrârıma vâkıf olanı, Allahü teâlâdan korkup, benden hayâ etmedin mi, ayağını sokarak eziyyet etdin, diyerek hitâb edip, azarlayınca,
Yılan cevâba kâdir olup, dedi ki,
- Yâ Habîbi rahmân! Ey insanların ve cinnin Peygamberi! Senin âşıkın sâdece insanlar değildir. Belki hayvân zümresinden kuşlar, yılanlar, karıncalar, cemâline âşıkdır. Hattâ ben kulun, birçok yaşlı, gözü nemli, kendi cinsimiz olan büyüklerimizden yüksek vasflarınızı dinleyip, ışık saçan yüzünüzü görmeğe müştak ve hayrân ve kendinden geçmiş, şaşkın şeklde ağlıyarak, mâl ve mülkünü terk edip, âşık divânen olmuşdum. Bu mağarayı şereflendireceğini öğrenmişdim. Onun için nice zemândan berî, bu sıkıntılı mağarada gece-gündüz demeyip, yolunuzu bekliyordum. Böylece, sizin buraya teşrîfiniz ile, ayrılık acısına ve içimdeki derde merhem edeyim. Çünki, en mes'ûd bir zemânda, bu karanlık mağarada, arkadaşın [mağaraya girince], sabâh güneşi gibi zâhir olup, devlet güneşim doğdu. Ammâ ne var ki, arkadaşın yine perde oldu. Bu sebeble, korku ve hayâ ben kulundan kalkıp, zarûrî olarak, bu küstahlık benden vâkı' oldu; diye özr dileyince,
Seyyid-üs-sekaleyn, dünyâ ve âhıretde bulunanların şefâ'atcisi, yılanın küstâhâne özrünü kabûl etdi. Hazret-i Ebû Bekrin yarasına, mübârek ağızlarının suyundan sürdü. O ânda acısı şifâ buldu.

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cumartesi, Hazirane 30 - HİKAYE

Kategori: resim-yazi

 

                                  

                               Bir insanı tanımanın yolları nelerdir?

'Bir adam Hz. Ömer (r.a.)'in yanında bir hususta şâhitlikte bulunmuştu. Ömer ibnü'l-Hattâb hazretleri ona,

' Ben seni tanımıyorum, seni tanıyan birini getir, dedi.

Orada bulunanlardan birisi,

' Ben onu tanıyorum, deyince Hz. ömer,

' Nasıl bilirsin? diye sordu. O da,

' Emin ve âdil bir adam olarak tanıyorum, cevabını verdi.

Hz. Ömer (r.a.) tekrar sordu:

' Gecesini gündüzünü bildiğin, yakın bir komşun mudur?

' Hayır, diye cevap verdi adam.

Hz. Ömer (r.a.) sormaya devam etti:

' İnsanın takvâsını ortaya koyan, muâmelesidir. Bu adam, alış'veriş yaptığın bir kimse midir?

Adam tekrar,

' Hayır, dedi.

Hz. Ömer (r.a.) bu defa;

' Bununla, insanın ahlâkının güzel veya çirkin olduğunu anlamaya imkân veren bir yolculuk yaptın mı? diye sordu.

Adam bu soruya da,

' Hayır, cevabını verince, Hz. Ömer (r.a.),

' Sen onu tanımıyorsun, dedi ve sonra da adama dönerek,

' Git, seni tanıyan birini getir, buyurdu.' 

Demek ki bir insanı iyi tanıyabilmek, doğruluk ve dürüstlüğünden emin olabilmek için; onunla, ya yakın komşuluk yapacaksın veya alış-verişte bulunacaksın yahut da beraber yolculuk edeceksin... Aksi takdirde, yani bu ölçülerden hiçbirisi ile tartmadığın bir kişi hakkında, müsbet veya menfî yönde şahâdette bulunmayacaksın. Zira bu demektir ki, sen onu tanımıyorsun.

                                 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->
Image Hosted by ImageShack.us

Hakkımda

nesrin768
Esma-ul Husna
sitene ekle

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

Arkadaşlarım

Image Hosted by ImageShack.uszelis
Image Hosted by ImageShack.usedizdar
Image Hosted by ImageShack.usmehmetyagiz
Image Hosted by ImageShack.usAYŞEN YILDIZ
Image Hosted by ImageShack.usevimdekiler
Image Hosted by ImageShack.usmunevver
Image Hosted by ImageShack.usdostcadi
Image Hosted by ImageShack.uskartopum
Image Hosted by ImageShack.ussacita
Image Hosted by ImageShack.usyildizim
Image Hosted by ImageShack.usahsennur
Image Hosted by ImageShack.ussessizofke01
Image Hosted by ImageShack.usgoznuru
Image Hosted by ImageShack.uscicibisiiy
Image Hosted by ImageShack.usneen
Image Hosted by ImageShack.usÖzkan Özdemir
Image Hosted by ImageShack.usblogdoktoru
Image Hosted by ImageShack.usnesrin32
Image Hosted by ImageShack.usblogekle
Image Hosted by ImageShack.ussumeyye2
Image Hosted by ImageShack.usasuu
Image Hosted by ImageShack.usmeldamar
Image Hosted by ImageShack.usrengin23
Image Hosted by ImageShack.ushobibloglari
Image Hosted by ImageShack.usoezlem
Image Hosted by ImageShack.usyapabildiklerimbunlar
Image Hosted by ImageShack.usaylin2
Image Hosted by ImageShack.usnazar nazarlik
Image Hosted by ImageShack.usrealmelek
Image Hosted by ImageShack.usaleynammca
Image Hosted by ImageShack.usdefterim
Image Hosted by ImageShack.ussakarya392
Image Hosted by ImageShack.usselus
Image Hosted by ImageShack.usiremnur
Image Hosted by ImageShack.usaysenhome
Image Hosted by ImageShack.uscisil2006
Image Hosted by ImageShack.uswoelfin Barış
Image Hosted by ImageShack.usmerihle
Image Hosted by ImageShack.uspastel
Image Hosted by ImageShack.usyildizim4
Image Hosted by ImageShack.usmamila
Image Hosted by ImageShack.ussusam
Image Hosted by ImageShack.usselsun
Image Hosted by ImageShack.usyildizcaa
Image Hosted by ImageShack.usgoznuruboyama
Image Hosted by ImageShack.usgazeellem
Image Hosted by ImageShack.usnisan24
Image Hosted by ImageShack.usperuze
Image Hosted by ImageShack.usbeyzaca
Image Hosted by ImageShack.usaslanbaysevinc
Image Hosted by ImageShack.usarchobi
Image Hosted by ImageShack.usnisan24f
Image Hosted by ImageShack.uslalesel
Image Hosted by ImageShack.usvilocan2006
Image Hosted by ImageShack.usfilizatalay
Image Hosted by ImageShack.usneseli59
Image Hosted by ImageShack.us1tanemiray
Image Hosted by ImageShack.usnazengul
Image Hosted by ImageShack.usnurbeyaz
Image Hosted by ImageShack.usmeryem ÇİÇEK
Image Hosted by ImageShack.usacum54
Image Hosted by ImageShack.usorneklerim
Image Hosted by ImageShack.ushulyaa
Image Hosted by ImageShack.ushulos
Image Hosted by ImageShack.uszafer815
Image Hosted by ImageShack.usyaspek
Image Hosted by ImageShack.usperisel
Image Hosted by ImageShack.usmuratkurt
Image Hosted by ImageShack.ussalon
Image Hosted by ImageShack.usmeryemce25
Image Hosted by ImageShack.usoktaykartal
Image Hosted by ImageShack.uselisisanati
Image Hosted by ImageShack.usturkuaz70
Image Hosted by ImageShack.uszercann
Image Hosted by ImageShack.useylul6
Image Hosted by ImageShack.usbuket038in
Image Hosted by ImageShack.usfarukalan

Myspace, Myspace Graphics, Myspace Backgrounds
Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us
Shot at 2007-07-06 Image hosted at bigoo images

Image hosted at bigoo